Benden Olanlar Onada Yakıştı…

Bir tanıdık sağ olsun, unuttuğum yaşanmışlıkları fısıldadı kulağıma. Eskişehir- Antalya arası, biraz aşk, biraz ekmek kavgası. Nasılda terli, tuzlu ve güzel bir yazdı. Eskişehir, Seyitgazi Mezarlığına gömüp bir aşkın kırıntılarını, yola çıktım gözüme kestirip Toros Dağlarını…
Böyledir hep, aşktan ne zaman kaçsam, beton gibi dikilir önüme. Sırıtır hafifçe, kandırılmaya meyilli gönlüme… Olur, mu, olmaz mı derken kapılıverdim yaz aşkı enstantanesine. Ne güzeldi kaçışlar, bakışlar, yüksek ısıda yanışlar. İkimizin de yaraları vardı biliyorduk. Öyle derinlerdeki, dikkatle bakınca izleri görebiliyorduk. Çivi çiviyi sökerdi böyleydi inancım
Aşkımı doğuran cesaretimdi cesaretimi doğuransa aşkım. Garip bir tavuk yumurta çelişkisi…
Ama onun doymazlığı ve korkaklığı görmezden gelinecek gibi değildi. Ezip de geçemiyordu gözünün önündeki örnekleri hayranlığı ve kuralları arasında tatlı ekşi duygular yaşıyor hata yapmamak adına harcıyordu güzellikleri. Cesaretsizliğin erteleyişlerinde bir ilişki başlayamazdı. başlamadıda…
Lekeleri ve bereleri kaldı kalbimde ve beynimde o lekelerle çok savruldum Antalya’nın beldelerinde…
Gönlündeki yaraların hançeri ve merhemi geliverdi bir gün yüreği iki heyecanı kaldıramayacaktı ve bir seçim yaptı zaten iklimini coğrafyasını enlemini ve boylamını hatim ettiği bir ülkesi vardı. Başka bir ülke keşfine cesareti olamazdı. keşfetmedide
Başlatamadığı gibi bitiremeyecekti. bitiremedide…
Ama ben yaşayamazdım başka bir aşkın gölgesinde zor oldu, çabuk oldu ve nihayetinde bitti

Şimdilerde ısmarlıyorum Antalya’ya gidenlere
1-Toros’un eteklerindeki umutlarımı,
2-Kale içindeki sevinçlerimi
3-Altın kum durağındaki gururumu
4-Konya altı plajı kumlarına karışmış aşkımı
5-votka şişelerinde kaybolan ayıklığımı
6-gözyaşlarımla tuz ve su oranını arttırdığım Akdeniz’deki yansımamı
7-otogarda unuttuğum inancımı
Görürseniz yolunuzun üstünde bir selamımı salın ve bırakın oldukları yerde
Akdeniz ve Antalya benden aldıklarıyla gözümde daha anlamlı…
Benden olanlar, onada yakıştı…

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Bir tek MAVİ kaldı bende

Aşkımı verdim sana, yüreğimi verdim. Aşk sendin, sen yüreğimdin. Her atışı senin iki hecelik ismini fısıldardı. Kimse anlamazdı ama sen duyardın. hak etmiş miydin bunu? Böyle derin bir aşkla sevilmeyi hak etmiş miydin? geç kalmış bir soru bu… Nasıl hissettiysem öyle yaşadım ben aşkımı. Yüreğimi teslim etmemiş olsaydım sana, aşk olmazdı onun adı. Böyle yaşadım ben hep, sen beğensen de beğenmesen de… Hesaplı aşklar bana göre değil. “Ne verirsem ne alırım?” sorusunu soranlardan olmadım. Senin için attı yüreğim, bunu söylemekten de gocunmadım.
Umutlarımı verdim sana, hayallerimi verdim. Bir gelecek düşledim seninle hata mıydı? yarım aşkları, kaç-kovala oyunlarını, göstermelik dargınlıklları bırakıp bir kenara, bu günü dolu dolu yaşarken, yarına dair umutlar besledim. Hepsinde sen vardın, sensiz olmayacaktım. Bugünü de, yarını da seninle yaşayacaktım. Bu hayatta ne olacaksa iyi ya da kötü birlikte karşılayacaktık. Bazen bir türk filmi tadında, bazen gerçeğin tam ortasında yaşayacaktık. Birbirimize güç verecektik, hayata karşı direnme gücünü birbirimizden alacaktık.
Ruhumu verdim sana, bedenimi verdim. Olmadığın zamanlarda ruhumu bıraktım sana, yalnız kalmayasın diye. Çünkü sensiz olamazdı benim ruhum. İçimi sıkıntılar basardı. Müebbete mahküm bir hükümlü gibi bedenime tünel kazıp firar etmeyi düşündürdü hep. Bu yüzden özgür bırakırdım onu. Ve ruhumun gideceği tek yer her zaman senin yanındı. Ya bedenim? Gözlerim gördüğü hiçbir şeyi ayıramazdı sensizken. Ellerim sdokunmazdı hiçbir şeye. Yürümezdi bacaklarım senin olmadığın yollarda. Oysa sana her dokunuşum, yeniden doğuşu olurdu bedenimin. Yenilenir, arınır çıkardı karşına her zaman. Sevişmelerimiz bir ayindi benim için. Varsa bir sevda tanrısı, ona sunulmuş en güzel adaktın.
Hayatımı verdim sana. “Can” deseydin onuda alırdın benden. Gözümü bile kırpmazdım. Zaten aşk bu değil midir? Sevgiliye dokunduğun anda, “Ölsem umrumda bile olmaz” demek değil midir aşk? Bunu demiyorsan eğer neden yaşıyasın aşkı?
Bütün bunlar yetmedi sana biliyorum. Yetseydi eğer, şimdi bunları yazıyor olmazdım zaten.İsyan sanma bunları, ben hayatı kendimde arıyorum. Belkide küçücük birşey yeterli olacaktı herşey için.
Gönüllüydüm yoldan çıkmaya, çıktımda. Senin için değil kendim için yaptım bunları, sonunda acı olsada… Şimdi bir tek *mavi* kaldı bende. Bir tek onu vermedim sana…

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

ya çek git hayatımdan yada geri dön bu sevdaya

belki yanlızlık benim içimi acıtan, belki bukaranlık sessizlik yazmak en iyisi belkide seni söküp atmak için yüreğimden olmuyor her defasında sevgi, özlem, hasret dolu kelimelerin kulağımda çınlıyor. bu ufacık yüreğim bir kuşun ki kadar heyecanla çarpıyor her defasında adını duymak bile yetiyor. yüreğim ama sen bu sevdayı kaldıramayacak kadar cesaretsizdin bir anda terk edip gittin hiç sormadın ne hallere düştüğümü ve şimdi yine yoksun hayallerim bırakmış beni yapayalnız seni çıkarıp atmak istiyor yüreğim içinden hak veremiyor yaptıklarına… neden diye defalarca sordu yüreğim neden! bunu hak edecek kadar sevmedim mi? bu acıyı çekecek ne yaptım diye ama her defasında cevap bulamadı… sende cevap veremedin… yavaş yavaş nefret etmeye başladı senden hiç hesapsızca hiç umarsızca sevmişken seni bu yanlızlığın hesabını veremedim veremedin… ve bitiriyoruz seni gurur duy kendinle bu ten artık kabul etmiyor seni her seferinde yüreğime hançer gibi dokunuşlarını… acıyor bedenim yanıyor dokunduğun her saniye ve hak etmiyor bu yüreğim acıyı her dokunuşun bir hançer ateş parçası… söyle kaçma bir kez daha hak ediyormuydu bu beden, yürek, gözlerim, sensizliği söyle ya tamamen çık git hayatımdan yada geri dön bu sevdaya…

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

AŞKIMIN TARİFİ

Sana nasıl anlatsam bilmiyorum. Ama bildiğim tek ama tek şey seni delicesine çok sevdiğim. Seninle öyle bütünleştim ki ayrılmak değil kopamıyorum senden. Ne seni bırakabiliyorum; ne de kendimi hiçe sayıyorum. Bunların ikisini de yapamıyorum. Çünkü artık düşünemiyorum. Kafama, benliğime o kadar yerleşmişsin ki; seni oradan çıkartmak olanaksız. Belki kendimi küçük düşürüyorum ama sevgide küçük düşme söz konusu olsa bile seve seve senin için her adımı atarım. Seni o kadar çok sevdim ki artık aşkım senden bile öte. Seni sevdiğimi dağlara, taşlara kısacası her yere; bütün kainata haykırmak istiyorum Seni Seviyorum!!

Bu kelime topluluklarını defalarca senin için ama yalnız senin için tekrarlayabilirim. Biliyor musun; seni sevdiğimden beri artık çevremdeki her şey gözüme daha güzel daha hoş ve de daha ümit verici gelmeye başladı çünkü onlar bana seni hatırlatıyor…

Dağlar gibi sende içimde çok büyük tutunulması zor bir yerdesin. Tepeler gibi sende içimde ulaşılması zorsun. Zirveye sadece bir kişi çıkar senin yaşamında; işte o da ben olmak istiyorum zirvede tek ben; BEN VE SEN…

Su gibi berraksın ama içimdekileri de alıp götürüyorsun,yol gibi senin de sonun yok; yani seni sevmenin sonu yok… Bu böyle nereye kadar sürer bilemem tabi. Bunu ben belirleyemem; ama şunu bil ki seninle ölüme bile varım..!

Sensiz geçen bir gün değil bir salise bile düşünemez oldum. Sen benim; benliğim, varlığım, hayatım, geleceğim, çılgınlığım, sevincim, mükemmelim, sevdiceğim kısacası her şeyim her şeyimsin…

Sensiz bir hayatın oksijensiz yaşamdan farkı yoktur. Aldığım nefes içtiğim su yürüdüğüm yol her şeyde sen ve senden izler var.

Seni seviyorum ,Seni seviyorum,Seni seviyorum,Seni seviyorum,Seni seviyorum…

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

kör yansıma

duygular nasıl incitilir bilirmisin?nerden bileceksin son sayfamızı yaşıyoruz.şimdi eline sadece kara bir kalem almasın ve ben aldatıldım yazmalsı..Ne olur ağlama!!Bu eski bir yaprağın son cümleleri olarak kalmalı….

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Gidersen Duracak Yüregim…

Gidersen Duracak Yüregim…
Gidersen Duracak Yüregim…

Gidersen bahar asla gelmeyecek bu kente,hiç kesilmeyecek yağmur.Hep gri bulutlar,hep soğuk rüzgar.Yarını meşhul bir hayat,umutsuz günler.Biliyorum aşka dair her şeyde seninle beraber gidecek.Kimse senin yerini tutmayacak,kimse sen gibi bakmayacak,hiçbir şey,hiçbir kimse avutmayacak beni.Kuruyacak denizlerim,balıklarım ölecek.
Gidersen,ben asla eski ben olmayacağım.Hayat devam eder elbette,yaşamak denirse buna,yaşayacağım.Bir yanım eksik,kalbim kırık…Tarifsiz bir keder,hepsi birbirinin aynı olan saatler.Ne renkler parlayacak,ne çiçekler açacak.Yaptığım hiçbirşey zevk vermeyecek bana.Hiçbir film güldürmeyecek,ağlatmayacak.Hiçbir kadeh “şerefe” kalkmayacak,şarkılar susacak.
Gidersen,bir daha okuyamayacağım aşk öykülerini.Her aşkın sonu kötü bitecek benim için.Hiçbir sevgili mutlu olmayacak.Kıskanmayacağım bile.çünkü boş boş bakacağım hepsine.Aşka olan inancımı kaybedeceğim ve kendime olan güvenimi de…
Gidersen,senin gitmenin verdiği acıyla baş edemeyeceğim.Saçmalayacağım,
çıldıracağım.Her zamankinden daha sinirli olacağım.Hoşgörü duygum kaybolacak,en ufak bir olaya bile tahammül edemeyeceğim.Kıracağım herkesi,vefasız olacağım.Sonra
giderek terk edecek dostlarım beni.Ben kendi elimle uzaklaştıracağım onları.Derken,
iyice yalnız kalacağım birgün.Hem sensiz hemde arkadaşsız
Gidersen,çok kızacağım sana,arkandan lanetler yağdıracağım.Mutlu olmanı falan istemeyeceğim.Benim çektiğim kadar acı çekmen gerektiğini düşüneceğim.Benden olgun olmamı beklemem,olamayacağım.Çünkü kabullenmeyeceğim bir türlü bu gidişi.
“Durup dururken” diyeceğim,”Ortada bir şey yoktu”diyeceğim.Tüm suçu sana yükleyeceğim.En bencil halime bürüneceğim.Yaşadığımız her şeyi baştan sona düşünüp
aklayacağım kendimi.Görmeyeceğim kusurlarımı.Böylece aklım duygusu da uzun sürmeyecek.Sonra vazgeçeceğim seni suçlamaktan.Tutamayacağım yeminler edeceğim.”Birgün mutlaka geri dönecek ama bu kez ben onu terk edeceğim”diye…
Yapamayacağım şeyleri art arda sıralayacağım.
Gidersen,her gece sabahı edeceğim seni bekleyerek.Yorgunluk tüm hücrelerime yayılacak.Bir süre sonra görenler beni tanımayacak.Kimisi acısevgimekanı bakacak bana,
kimisi kendimi bu hale getirdiğim için kızacak.Umurumda bile olmayacak ne dedikleri.Birtek şey söyleyeceğim onlara,”Yüreğim o gittiğinden beri atmıyor…”
Sevgilim gidersen,bu yürek duracak

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

sen bana fazlasın ben sana eksik

Ne oldu bana böyle. Neden direniyorum. Neden beni istemeyen senin karşısında aman dileniyorum. Neden başka elleri tutmuyorum. Göz yaşlarımı neden kurutamıyorum. Her gece yatağa yattığımda neden ıslanıyor yastığım. Neden çıkmıyorsun aklımdan. Neden uyuyamıyorum geceleri. Şarkıları dinlemek neden yakıyor yüreğimi. Herkes gülerken ben neden ağlıyorum.

Küçücük bir yanılgıya düşüp sevgimin mantığımın önüne geçmesine izin versem belki de ölüm avuçlarının içine alacak beni. Ve aşkımın değil ölümün esiri olacağım. Neden bu hasret böylesine acımasızca yakıyor canımı. Neden susturamıyorum içimdeki çığlıkları. Neden kalbim, beynime hükmetmeye çalışıyor. Neden ben mantığımla kalbim arasında savaş veriyorum.

Ve ben böylesine yıkım yıkım yıkılırken sen neden bir kez olsun görmüyorsun beni. Neden gitmeme izin veriyorsun hayatından. Yada neden gönderiyorsun göz göre göre. Sözlerin yetmediği yerde suskunluğa bürünüyorum. Suskunluğum yüreğimde çığlıklar atarken ben yinede aşka direniyorum.

Ve sen git diyorsun. Küçücük bir umut bile vermiyorsun bana. Ve ben gidemiyorum. Neden beni istemeyen sana hayır bile diyemiyorum.

Adını koyamıyorum bu sevginin. Belki hiç sevmedin beni. Belki senin için geçici bir hevestim. Belki de benim yerimi dolduracak başka bir aşk çıktı karşına. Oysa ben, senin benden bu denli uzaklaşmanı sağlayacak hiçbir şey yapmadım. Vaktim bile olmadı seni kendimden uzaklaştırmaya.

Sen, veda etmeye bile zaman bırakmadan giderken şimdi böylece sessizden yine bana bakmalar kaldı ardın sıra. Adını koyamadım ama çok sonra anladım ki gidişin, bitişimmiş..

beklermiydin acaba benim gibi böyle özlermiydin? benim gibi yalnız hissedermiydin kendini onca kalabalıgın arasında? tekrar aramayacagını dönmeyecegini bildigin halde her gün her saat her saniye dönmesi için yalvarırmıydın Tanrı’ya? bir kere daha sadece bir kez daha doyasıya sarılmak için dualar edermiydin gecelerce? küçücük ama sacma bi umut besleyerek belki oda özler belki oda günün birinde sever dermiydin? benim gibi sesini son kez duymak için duymayacagını bilsende her dakika aramasını beklermiydin?

peki ben simdi istesem dönermisin? severmisin özlermisin yine eskisi gibi? keşke özlesen keske arasan sevsende böyle sebepsiz gitmesen…gidipte beni bu koskoca şehirde yapayalnız bırakmasaydın da gelseydin özledim seviyorum deseydin…deseydin de gitmeseydin…beni böyle gönlü buruk kirpikleri hep ıslak gözlerimdeki yaşla aklı hep sende bırakmasaydın…özletmeseydin…ne olurdu gitmeseydin? gidişin öyle zamansızdıki buna hiç hazır değildim…

ama biliosunki unutamadım cünkü bunu sen istemiştin…

Susuyorum susmalar düşüyor payıma nedense hep. Oysa konuşacak kaç birikmiş kelimem ver boğazımda. Yan yana getirsem o kelimeleri kaç cümle kurulur kahretmişliğime. Kaç şarkı, kaç roman, kaç film senaryosu yazılır kim bilir.

Off diyorum hayata. Oflamalarla gelip geçiyor zaman. Kendime dair tüm yüzleşmelerimde boğacak gibi oluyorum tükenmişliğimi. Sonsuz uçurumlara yürürken ezdiğim çiçekleri(kelimeleri) düşünüyorum. Düşündükçe çıldırıyorum. Çıldırdıkça kendimden geçiyorum.

Ah ben ah kafam. Kendime tükettiğim tüm cümleleri neden susturuyorum kan emici hayatıma karşı. Neden direniyorum suskunluğuma. neden kusmayı bilmiyorum sanki..

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

aşkın hikayesi..

Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.

Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.Aşk, “Zenginlik, beni de yanına alır mısın?” diye sormuş.Zenginlik, “Hayır, alamam.Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok.” demiş.Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir’den yardım istemiş. “Kibir, lütfen bana yardım et!”, Kibir “Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin.” diye cevap vermiş. Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: “Üzüntü, seninle geleyim.” Üzüntü “Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var.” Mutluluk da Aşk’ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk’ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş. “Gel Aşk! Seni yanıma alacağım…”Bu Aşk’tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk’a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi’ye sormuş: “Bana yardım eden kimdi?” Bilgi “O, Zaman’dı” diye cevap vermiş. “Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?” diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş:

“Çünkü sadece Zaman Aşk’ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Ben Ve Gecelerim Hep Seveceğiz Seni

Daha kaç geceler böyle sessiz, böyle sensiz yaşayacağım? Bilmiyor musun ki ey yar, beni ne çok mahvediyor uzaklığın, ne çok bölüyor kalbimi kalbin…

Bir gece daha başlıyor… Önümde upuzun yaşayacağım bir gecem, bir karanlığım daha var. Saatlere, saniyelere gireceğin; damarımdaki kanıma kadar işleyeceğin bir gecem daha başlıyor… Bir gecem, bir sevdam daha başlıyor ama yazık ki gözyaşları ma giren olmayacaksın yinede.

Beni artık acılarımla baş başa bıraktı ağlamalarım. Gözyaşlarım bile beni terketti.Sen geldiğinden, sen olduğundan beri tüm herşey beni terketti. Ben de tükettim onları zaten. Evet artık geceleri uyuyamıyorum. Karanlıklar başlar başlamaz başlıyor kalbimin aglamaları.Önceleri onları dinlemeye, onlara ses vermeye çalışıyordum. Farketmiyormuşum gibi davranıyordum. Sırf o
karanlık geceyle yüz yüze gelmemek için.

Biliyordum o yalnızlığı yaşamam gerekiyordu. Bir insan arıyordum yanımda, geceyi bana unutturacak.

Onun iyi, güzel ve çirkin olması da önem taşımıyordu. Yeter ki olsun yanımda. Olsun ki gece üzerime üzerime gelmesin. Yanımda birini görüp vazgeçsin benden.Veya yanımda birileri olsun da unutayım istiyordum SENİ. Biliyordum ki geceyle yüz yüze kaldığım zaman Sevda dışında bir şey olmayacaktım. Sonra, sonra bu dönem de kayboldu. Yalnızlığı arayan, yalnızlığa özlem duyan oldum.O karanlık gecelerin ıssızlığına gömülmekten kaçamaz oldum. Çünkü onlar da seni buluyordum. Çünkü bana gündüzlerin veremediğini veriyordu geceler SENİ…

Gündüzlerde yoktun, aydınlarda yanımda yürüyen değildin. Ama geceleri öyle miydi? Geceleri yüreğimde yürüyordun ve ben adımlarında yaşayandım. Artık uyuyamıyorum. Hem de hiç mi hiç Ne kadar çabalasam da olmuyor. Bir garip ağırlıkla kah seni bekleyerek kah gelmeyeceğinden emin olarak geçiriyordum saatleri.

Seni yaşıyordum. Gecelerde yüz yüze kalıyorduk seninle.Gece vefalı, fedakar bir anne gibi kucağına alıyor beni sabaha kadar götürüyordu. Zaman akıyormuydu, geçiyor muydu bilen değilim. Hiçbir zaman da bilen olmadım. Bu yaralarla, bu kanıma işleyen aşk yangınlarıyla sabaha nasıl kül olmadan varabiliyordum? Bilmiyorum gerçekten. Yanmaktan ateş olduğum bu gecelerde beni tüketmeyen neydi?Sevgin mi? Beni evirip çevirip kora getiren söndürmeyen neydi?Bağrımdaki yangından neden yok olmuyordum? Beni sabaha vardıran geceler miydi yoksa?

Geceler Benim gecelerim…. Senin gecelerin… Seni yaşadığım Geceler. Gönlümde bir derin yarasın sen! Bu gecelerde de çok şey istedim bir şeyler yapabilmeyi. Elime çoğu kez kalem kağıt alıp seni yazmayı istedim. Olmadı ama.Kalbim seninle öylesine doluydu ki her hareketim sönük kalıyordu. Ben çaresizliği kapılıp gidiyordum. Ne yaptığımı bilmiyordum. Saatlerce, saatlerce oturup seni düşünüyordum. Kalbimde bastırmaya çalıştığım duygularıma ilk olarak geceleri yaşama hakkı veriyordum. Herkesten gizlemeye çalıştığım o korları gecelere çıkartıyordum sanki. Gecelerden saklamıyordum hiçbirşeyi. Gecelerle paylaşıyordum, ve geceler sarıyordu beni. Beni alıp sensizliğin okyanusunda boğmuyordu. Beni sensizliğin zirvesinde, en uç noktasında aşkın sonsuzluğuna götürüyordu.

Artık bu geceleri sevmeye başlıyorum. Bana seni getiren geceler…Benim gecelerim onlar…Benim senlerim benim yalnızlıklarım, benim aşklarım diyebildiğim gecelerim.Evet artık uyuyamayan, ağlayamayan gözlerime ağlamıyorum. Gecelerimi de feda ediyorum sana. Gündüzlerde söyleyemediklerimi gecelerde haykırıyorum. Ve uçsuz bucaksız seviyorum seviyorum SEVİYORUM.

Artık uyuyamıyorum, evet. Uykular haram oldu bana senden sonra. Hem nasıl uyuyabilirim ki? Gözlerin var artık gecelerimde, senin gözlerin senin karanlık gözlerin.. Hiç görmediğim gözlerin…. Sanıyorum ki artık sana yalnız ben değil, geceler de vurgun! Beni böylesine koynuna alışı, karanlığında bunca aydınlatması neden? Evet sen öyle güzel, öyle güzelsin ki, geceler de seni sevdi.Öyle ki sana ihanet edip de seni yaşamıyormuşçasına uyumaya, gözlerimi yummaya çalıştığım zaman hemen giriveriyorlar içime ve seni getiriyorlar bana. Gözlerimi öyle bir açıyorlar ki bir dahasına kapayamıyorum bile…

Ve ağlayabilmeyi diliyorum bazı geceler. Bunu gecelerden sonsuza diliyorum. Ağlasam, doyasıya hıçkırırcasına ağlasam belki seni bir parçacık olsa unutur ve kendi içime gömülür birazcık gözlerimi yumabilirim diye düşünüyorum. Sabahları uykuda yakalayan olmaktan çıkıp, sabahları uykuda bulunan olmak istiyorum. Bunun için istiyorum ağlayabilmeyi. Sana olan özlemimi, içimde bir dağ kadar ululaşmış hasretini belki bir parça dindirebilirim diye düşünüyorum. Belki seni birazcık gömebilirim de yüreğime, rahatlarım diye umuyorum olmuyor.

Ağlamaya çalışıyorum, ağlamalarım bana isyanlar ediyor. Geceler bana bu isteğimi vermiyor. Ne zaman ağlasam yalnızca ve yalnızca bir iki gözyaşı olup kalıyorsun gözlerimlde. Gözlerimde donan birkaç damla yaş oluyorsun, o yaşları da sarıyor geceler. O yaşlarla birlikte alıyor yanına geceler beni… Geceler unutmamı istemiyor seni, geceler bana ihanet ediyor. Geceler senden yana sevdiğim, geceler seni yaşamamı istiyor. Sözümü dinlemiyor….

Güneşi özlediğim oluyor arada bir. Yeter diyorum bunca yıldızla arkadaş olduğum. Seni unutup da yıldızları gördüğüm anlar olursa tabii. Beni böyle gördükleri zaman anlamıyor insanlar. Nasıl böyle saatlerce kalabildiğimi sorup duruyorlar. Böyle tüm dünya uyku içindeyken benim nasıl karanlığın içinde bakışlarımı dayattığımın sırrını anlamıyorlar. Ve onlar bilmiyorlar ki içim bir kordur…Tüm dünya, tüm tabiat susmalarda ve uykulardadır belki ama benim yüreğimde gizlenmektedir tüm dünya… Ben içime tüm insanları,,, tüm milyarları almışım. Farkında değiller. Herkesi ve herşeyleri sığdırmışım içime. Bir sen sığmıyorsun, bir seni sığdıramıyorum kalbime, bilmiyorlar…Ve senin uzaklığın, ve senin gece kadar olan uzaklığın… Bana öyle uzak öyle yabancısın ki sevdiğim, seni senden istemeye korkuyorum. Geceleri bu yüzden seviyorum. Seni sevmeme engel olmuyor, seni bana getiriyor… ve seni gecenin karanlığında buluşumdandır seni gündüzleri istemeyişim. Evet sevdiğim bana her şeyden ve herkesten uzaksın. Herkesin yaşamına giriyor, her şeyi paylaşıyorsun insanlarla… Ama bana gelmiyorsun. Ama ama sitem bile etmiyorum… Sana söyleyecek söz bulamıyorum. Söyleyecek bir şeyler arasam ve bulsam biliyorum geceler alır onu elimden, dilimden de. Sana söyleyeceklerimin hesabını yapsam sabahlar buna izin vermez. Ve ben seni yaşıyorum. Olsa olsa sana BU SEVGİYİ YAŞA diyebilirim.Gel birlikte yaşayalım demeye dilim varmaz. Geceler bunu bırakmaz yanına. Kaybettiğim değilsin. Ben seni hiç yitirmedim. Çünkü içimde taşıdığımdın hep. Benden bir parça oldun sen. Ben kendimi yitirmediğim sürece sen de kaybolmayacaksın.

Evet, seni anlamakla, seni yaşamakla, seni sevmekle geçirdiğim bu gecelerde, sabahladığım bu gecelerde, benden çok uzaklarda bulunan sana uykularında bir rahatlık veriyorsa sevdam, ne mutlu bana. Gecelerim…Sarın yaralarımı geceler demiş bir şair.. Beni bu geceler mahvetti desem haksızlık mı ederim onlara. Beni sen mahvettim desem yalan olur bu. Ama beni bu geceler, geceleri de bana musallat eden sensin. Senin sevdanla başladı gecelere sevda yazmam. Sevda masalı okumam bundandı. Ben bu gecelerde tüm karanlıkları dağıtabilirim. Bana hüzünlerini, bana acılarını ver sevdiğim. Ver ki senin acılarını da ortak edeyim gecelerime. Ver ki gecelerle kavgalı olayım. Şimdi seni getirdikleri için onlara ses bile çıkarmıyorum. Sen yaşadığımsın, yaşatanımsın. Sevdamsın sen… Belki ben anlatamıyorum ama geceler bu sevdaya şahittir. Çünkü artık onlarda bu aşka ortak oldular. Belki benden bile çok seviyorlar seni. Ben seni hiç mi hiç gözlerimle bitirmek istemedim. Ve gecelerin içinde, gecelerle birlikte hep sevdim seni…VE HEP SEVECEĞİM…

Ne kadar birlikte olamayacağımızı bilsem de Ben ve Gecelerim Hep seveceğiz seni…

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.