“Benim Küçük Sewglim”

Karalamalar kategorisinde yayınlandı. 1 Yorum »

Barış Akarsu vefat etti :(:(




Barış Akarsu hayatını kaybetti


MUĞLA (İHA) – Geçirdiği trafik kazası sonrasında Özel Bodrum Hastanesi yoğun bakım servisinde tedavi altına alınan Barış Akarsu’nun, saat 23.10 sıralarında hayatını kaybettiği öğrenildi.


Akarsu’nun tedavi gördüğü Özel Bodrum Hastanesi doktorlarından Abdullah Servet, Barış Akarsu’nun hayatını kaybettiğini açıkladı.

Barış Akarsu’nun 06.07.2007 de memleketi Amasra da toprağa verileceği bildirildi.


kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. 2 Yorum »

seyduna şahrud

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Hadi git

Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git!

Git de şen şakrak geçen günlerine gün ekle,
Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.

Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar,
Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar.
Yazının devamını oku »

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

…ne olur gelme…

İçimi acıtanda sensin ,beni mutlu edende sensin nasıl bir şeysin hala anlamadım neden böyle olur insan sewince! Yada sewdiğinin sesine ,bakışına ,dokunuşuna hasret kalınca sewmek işte adı üstünden sana zarar verecek bir şey olsa neden seni sewiyorum diyeyim ki. Her zaman seni bekleyen biri olur ama sen bunun farkında bile olmazsın. Belkide zamanında neden karşılık vermedim diye üzüleceksin ama ozaman geriye dönüşü olmıcak. Sen sewgi paylaşmak derdin karagözlüm ama paylaşamayan sen oldun bu sewgi sana fazla geldi. Başaramadın bu küçük yüreğe dar geldin sen. Ben seni dünyaya yeni gelmiş bir bebek masumiyetiyle sewdim ama sen hep kaçtın ben ise hiç yorulmadan hep koştum…… koştum…… belki sana yetişebilirim seni kazanabilirm diye! Ama artık yok yoruldum yollar engelledi benim sana gelmemi kavuşmamı istemediler. Seni görebilmek için yapmadığım hiç bir şey kalmamıştı ama hiçbir şeyden pişman değilim seni sewdiğime çünkü seni sewmek isteyen benim kalbimdi ve buna sen bile karşı koyamadın. Bu sewgi büyüdü her geçen gün dahada büyüyor.Ama kimse karışmaz kime ne benim sana olan sewgimden sende karışma bu kalp benim ve sewgi benim sanane ben böylede mutluyum. Seni sen yanımda olmadanda sewiyorum çünkü senin hiçbir şeye hakkın yok bu sewgide hep ben hep ben istedim seninle olmak artık gelsende fayda etmez çünkü! Bu kalp başka bir bende de buldu senin ona çok gördüğün sewgiyi ve şimdi çok mutlu ama sen hala o kalbin en ıssız köşesinde külleriyle birlikte yandı ve bitti….benim en büyük aşkımdın sen…. ama artık sakın gelme zamanında gelmedin ya şimdi gelsende çaresi yok…ne olur gelme ..seni benim kadar sewen bir kalp olamaz..

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. 4 Yorum »

Barış Akarsu, doğum gününde Bodrum’da kaza yaptı

Doğum gününde Bodrumda kaza yaptı Kendisi için düzenlenen partiye giderken kamyonun altına giren Akarsu beyin kanaması geçirdi. Araçta bulunan Zeynep Koçak ve Nalan Kahraman öldü Muğla’nın Bodrum İlçesi’nde, şarkıcı Barış Akarsu, arkadaşları tarafından kendi adına düzenlenen doğum günü partisine giderken, trafik kazası geçirdi. Otomobilde bulunan arkadaşları 24 yaşındaki Zeynep Koçak ve 37 yaşındaki Nalan Kahraman, kaza sonucu hayatını kaybederken şarkıcı Akarsu ağır yaralandı. Özel Bodrum Hastanesi’ne kaldırılan Akarsu, beyin ameliyatına alındı.

Kaza, dün akşam saat 22.00 sıralarında, Bodrum’un Göltürkbükü beldesinde meydana geldi. Arkadaşları, Zeynep Koçak ve Nalan Kahraman ile eğlenen Barış Akarsu, ardından kullandığı 48 UK 556 plakalı özel otomobiliyle, beş yıldızlı Kervansaray Otel’de, kendi adına düzenlenen bir doğum günü partisine katılmak üzere yola çıktı.

Aniden yola çıktı

Torba kavşağına geldiğinde, aniden anayola çıkan Akarsu, İzmir’den Bodrum yönüne giden Halil İbrahim Çetin’in kullandığı 34 AT 9921 plakalı meşrubat dolu kamyonun altına girdi.
Yaklaşık 30 metre sürüklenen otomobil, hurda yığınına döndü. Zeynep Koçak, kaldırıldığı hastanede, Nalan Kahraman ise olay yerinde öldü.
Akarsu’nun ise beyin kanaması geçirdiği ve hemen ameliyata alındığı belirtildi. Son aylarda ‘Yalancı Yarim’ tv dizisiyle popülerliğini arttıran ve arkadaşları tarafından doğum günü partisine giderken kaza yapan şarkıcı Akarsu’nun, arkadaşları sinir krizi geçirdi.

SAĞLIK DURUMUNUN CİDDİYETİNİ KORUDUĞU BİLDİRİLDİ

Muğla’nın Bodrum ilçesinde geçirdiği trafik kazasında yaralanan sanatçı Barış Akarsu’nun sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.
Sanatçının tedavi gördüğü özel Bodrum Hastanesinde görevli Op. Dr. Abdullah Servet, gazetecilere yaptığı açıklamada, Akarsu’nun solunum cihazına bağlı olarak yoğun bakımda tutulduğunu kaydetti.
Akarsu’nun kafatasında çok sayıda kırık olduğunu anlatan Dr. Servet, şöyle dedi:
“Hastamızın en yüksek derecede hayati tehlikesi var. Beyin cerrahisinde kafa yaralanmalarının en ağırı. Hasta tam komada geldi. Aynı zamanda kalp ve solunum yoktu. Burada tedaviyle yeniden hayata döndürüldü. Solunum makinesine bağlandı ve kafa tomografisi çekildi. Kafasında ve yüzünde çok sayıda kırık var. Beyin kanaması yok. Yaygın beyin ödemi, beyin eziklikleri var. Bu, ameliyatla tedavi edilecek bir durum değil. Yoğun bakımda tedavisi devam edecek. Anti ödem tedavisi sürüyor. Bu tedavinin sonunda kesin bir şekilde konuşacağız.” Akarsu’yu “geri döndürünceye kadar yoğun bakımda tutacaklarını” anlatan Dr. Servet, “Beyin, uzunca süre oksijensiz kalmış. Bu travmada beynin uzun süre oksijensiz kalması, ödem oluşmasında ek bir faktör. Felç durumu ile ilgili kısmi bilinç döndükten sonra kesin konuşabiliriz. Beyindeki yaralanma belli bir bölgede olursa, bu yaralanma, bunu oluşturur diyebiliriz. Ancak yaralanma yaygın olduğu için hangi bölgelerde ne gibi etki bırakacağını şu anda söylemek mümkün değil” dedi. (MİLLİYET)

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. 3 Yorum »

Tutamadım Verdiğim sözleri

Videolar kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Garez feat itaat&f-style aşk bumu yar

Underground rap kategorisinde yayınlandı. 1 Yorum »

Çok Uzun Bir Hikaye Cevap&fieber&Hayki&Garez

 

Çok güzel bir şarkı sizlerle de paylaşmak istedim. 

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. 1 Yorum »

Amatör ama güzel çalışmalar

Ben sevdiğim bir arkadaşımızın güzel parçalarından iki tanesini eklemek istedim şimdi.Sesini sizinde beğeneceğini düşünüyorum.

Tuğçe TUTKU – Kölen

Yazının devamını oku »

Amatör çalışmalar kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

^^bekleme artık^^

Bekleme benden zamanın geri dönüş saçmalığını. Sen giderken zaten götürdün içimdeki masum çığlığını. Şimdi gözlerimde arıyorsun senliğini. Yanlış zamanda geldin ve üzdün aşkı bile haksızca.

Seni sevmiştim sadece…
Bir tek seni istemiştim.
Hayat denen kısa oyunda…

şimdi bahar yok, güller solgun ve yitirilmiş bir çiçek ordusu var karşımda açmayı unutmuş…
Bekleme benden meselli geceleri. Savrulduğumuz rüzgarların mehtap hatıralarını. Çamlar altındaki hayal kahve yudumlarını. Biz bu günahın içinde saplandık ayrılık çamuruna. Bekleme benden geçen zamanı. Sahte gönül oyununla kandıramazsın artık bu mecalsiz bedeni…
Kaçıp giden zamanda; aşkımız iz bırakmadı. Savrulduk hiç hatırlanmadık. Bir uçurumdan yuvarlandık bu sitemkar boşluğa. Düştük, doğrulamadık. Biz bu aşkı hiç mi hiç hakketmedik…
Geceler boyunca ismini sayıkladığım rüyalar; sır gibi saklı kalsın yüreğimde. Deşme yaralarımı, yok etme hatıralarımızı. Bir sebepsiz fırtınaydı esti geçti diyelim. Gündüzler seninle olsun; geceler bende kalsın…

Senelerce savaşarak sevdim seni.
Çılgınca daldım her zorluğun dibine.
Kırıldıkça, ağladım gözlerimden,
Sadece sendin aşktan dileğim…
artık bekleme benden ömrümün dipsiz çukurunu…kalmadı bende senden.

Neyin kısaltması bu bizdeki? Şarkılar elveda gibi, hüzün kokuyor. Anlamadın gülüm aşkımızı. Yitip giden zamana bıraktın yaşanmışlığı; bu sefer tutturamadın, yanıldın gittin ve bittin bende…
Elveda mutluluk güneşim; kederli günlerin başlangıcı yarınlarımda varolacak. Gençliğim gibi sürüklendi anılar, geçmişte kaldı o mutluluk oyunu. Bir mezarlık bekçisinin kalbinde saklı kaldı o tatlı duygular. Hasret gibi gülücükler var oldu yaşam denen bilmecede. Beni benden bekleme artık olamam eski adam. Savrulduk rüzgarlarda, kimse tutmadı elimizden biz kaybettik … hoşça kal sevdiğim.

Yitip giden zamana ayak uyduramadık.
Acıları yeşertip içimizde büyüttük.
Gökyüzünden bir yıldız daha söndü…
Sen gittin ve bende bittim; dönüşü olmayan yolların haritasını da yitirdim…

Bekleme benden gözyaşı; kalmadı kuruttun aşkın kuyularını. Bir çöl deryasında kaldı susuz göz pınarlarım. Yağmurlar ıslatırken bedenimi sanma gözlerim yaşlı her şey sahte bu yalnızlıkta. Ölümle yüzleşmiş ve korkusu yaşamak olan bir nedensiz adamım çırpındıkça batan.
Acı çekiyor bedenim; ayrılık ne ölümmüş nede yaşamak. Gün batımı hüzünlerine şikayetim var. Zamansız bir yolculuk üzerine karamsarlık ekiyorum biçtikçe hayat beni kimsesiz büyüyorum. Durmadan düşüyorum. Çıkmıyorsun aklımdan ama olamıyorum artık eskisi gibi. Ruhum sanki kiralık bir parça bende. Kendin gibi sevmediğin için sen olamıyorum. Kurtulamıyorum bu ızdıraptan; ben ölmüşüm mezarımı bulamıyorum…
Masum bir kıpırtı gibi kaldın gözlerimde.
Hüzün doldu yüreğime, aklımda yine sen.
Kabuslarla uyanmaya bıraktın bu yelkensiz bedenimi,
Seni unutmak için unuttum kendimi yinede yokluğuna alışamadım… artık sevgi bekleme benden!…

Gözlerinden ayrılık geçti; diyemedin belki elveda ama hissetim yüzündeki sevgisiz anlamı. Bilemedin sen sensizliğin ölüm olduğunu benim için. Giderken kendini götürseydin belki bu kadar aldanmazdım. Onca yaşanmış mutlu günlerimiz götürdün bavulunda, geri kalan yaşanmamış acıları ömrünün kadehine boşalttın. Bir buruk duygu içerisinde kaldım tek başıma ve sen şimdi dönüp her şeye yeniden başlamak istiyorsun. Hiç mi düşünmüyorsun ‘sensizlik ölümdü benim için’ kelepçe vurulmuş bir kalp üzerine geri dönülmez artık…kelepçe vurulmuş bir kalp için yaşanılmaz artık…hoşça kal sevgilim.

Gülünmüyor değil mi?.. Sevilmiyor değil mi?.. Şimdi yıkılıp” keşkelerle” yaşayacaksın/ Ölmeyeceksin!..

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. 1 Yorum »

…Ne OlUr GeLmE…

İçimi acıtanda sensin ,beni mutlu edende sensin nasıl bir şeysin hala anlamadım neden böyle olur insan sewince! Yada sewdiğinin sesine ,bakışına ,dokunuşuna hasret kalınca sewmek işte adı üstünden sana zarar verecek bir şey olsa neden seni sewiyorum diyeyim ki. Her zaman seni bekleyen biri olur ama sen bunun farkında bile olmazsın. Belkide zamanında neden karşılık vermedim diye üzüleceksin ama ozaman geriye dönüşü olmıcak. Sen sewgi paylaşmak derdin karagözlüm ama paylaşamayan sen oldun bu sewgi sana fazla geldi. Başaramadın bu küçük yüreğe dar geldin sen. Ben seni dünyaya yeni gelmiş bir bebek masumiyetiyle sewdim ama sen hep kaçtın ben ise hiç yorulmadan hep koştum…… koştum…… belki sana yetişebilirim seni kazanabilirm diye! Ama artık yok yoruldum yollar engelledi benim sana gelmemi kavuşmamı istemediler. Seni görebilmek için yapmadığım hiç bir şey kalmamıştı ama hiçbir şeyden pişman değilim seni sewdiğime çünkü seni sewmek isteyen benim kalbimdi ve buna sen bile karşı koyamadın. Bu sewgi büyüdü her geçen gün dahada büyüyor.Ama kimse karışmaz kime ne benim sana olan sewgimden sende karışma bu kalp benim ve sewgi benim sanane ben böylede mutluyum. Seni sen yanımda olmadanda sewiyorum çünkü senin hiçbir şeye hakkın yok bu sewgide hep ben hep ben istedim seninle olmak artık gelsende fayda etmez çünkü! Bu  kalp başka bir bende de buldu senin ona çok gördüğün sewgiyi ve şimdi çok mutlu ama sen hala o kalbin en ıssız köşesinde külleriyle birlikte yandı ve bitti….benim en büyük aşkımdın sen…. ama artık sakın gelme zamanında gelmedin  ya şimdi gelsende çaresi yok…ne olur gelme ..seni benim kadar sewen bir kalp olamaz..

Karalamalar kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

…şans meleğim…

 

Sana baktığımda gözlerinde başka hiç kimse de olmayan pırıltıyı gördüm. Sanki hayata yeniden merhaba diyerek başlıyordum. Sen de bir şeyler vardı ve ben o şeyin peişne düştüm. İçim bir tuhaf oluyordu nefes alıp vermek zorlaşıyordu. Aşk mıydı bu duygu ewet aşktı çünkü hep sen hep sen ol istiyordum. Ya da ben sen olsaydım. İlk başlarda bir hayaldin sen benim için. O kadar yabancıydın ki aslında nasıl sana teslim olabilirdim ben. Ama teslim oldum sana. We sen hayal değildin en gerçek sendin benim için. Hayatıma girmenle her şey değişti. Seninle başka yaşanıyormuş hayat ben bunu öğrendim sayende. Artık sende mutluluğu buldum bu mutluluğun adı sensin. Sewmek önceden zordu sen hayatıma girene kadar. Şimdi ise sewmek kadar güzel bir şey yok çünkü ben seni bende bulduğum için sewiyorum. Bana aşkı yaşattığın için teşşekür ederim. Bana aşkı tattıran sensin,bu satırları yazmama neden olanda sensin. Seninle yaşadığım her günü özel bir güne dönüştürdüğün için seni çok ama çok sewiyorum……

Hayatımın tek anlamı sen oldun…

İyiki varsın ,can sende son bulsun…

Sen gecelerimi aydınlatansın…

Sen benim şans meleğimsin…

 

 

Karalamalar kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

…şans meleğim…

 

Sana baktığımda gözlerinde başka hiç kimse de olmayan pırıltıyı gördüm. Sanki hayata yeniden merhaba diyerek başlıyordum. Sen de bir şeyler vardı ve ben o şeyin peişne düştüm. İçim bir tuhaf oluyordu nefes alıp vermek zorlaşıyordu. Aşk mıydı bu duygu ewet aşktı çünkü hep sen hep sen ol istiyordum. Ya da ben sen olsaydım. İlk başlarda bir hayaldin sen benim için. O kadar yabancıydın ki aslında nasıl sana teslim olabilirdim ben. Ama teslim oldum sana. We sen hayal değildin en gerçek sendin benim için. Hayatıma girmenle her şey değişti. Seninle başka yaşanıyormuş hayat ben bunu öğrendim sayende. Artık sende mutluluğu buldum bu mutluluğun adı sensin. Sewmek önceden zordu sen hayatıma girene kadar. Şimdi ise sewmek kadar güzel bir şey yok çünkü ben seni bende bulduğum için sewiyorum. Bana aşkı yaşattığın için teşşekür ederim. Bana aşkı tattıran sensin,bu satırları yazmama neden olanda sensin. Seninle yaşadığım her günü özel bir güne dönüştürdüğün için seni çok ama çok sewiyorum……

Hayatımın tek anlamı sen oldun…

İyiki varsın ,can sende son bulsun…

Sen gecelerimi aydınlatansın…

Sen benim şans meleğimsin…

 

 

Karalamalar kategorisinde yayınlandı. 1 Yorum »

Kurtlar Vadisi Baron konuşuyor ama kemal sunal’ın sesiyle !!

TRForumcu Youtube videolar kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

…biliyormusun…

Bir gün bir şiir yazacağım sana,
Kimse bilmeyecek senin için yazdığımı
Okuyacaklar ve merak edecekler seni,
Ama söylemeyeceğim kim olduğunu
Sen bile,
Senin için kağıda dökülen son harfler olduğunu bilmeyeceksin.
Kimse bilmeyecek yazarken gözlerimin dolduğunu
Görmeyecek kimse bir damla yaş düştü, düşeceğini
O yaştan bir kalp yapacağım
İçine adını yazacağım ama,
Adını kimseye söylemeyeceğim
Sadece özlüyorum diyeceğim
Anlarlarsa,
Mesela gözlerinin çok güzel olduğunu söylemeyeceğim
Niye bilsinler ki, ne gereği var
Gülüşünün yüreğimi yaktığını,
Soracaklar seni bana nasıl gülerdi diye
Eh diyeceğim öyle işte
Bilmesinler çok güzel olduğunu
Hele beni unuttuğunu hiç söylemeyeceğim.
Beni hala çok sevdiğini bilsinler
Yalan ama, napalım yalan söyleyeceğim
Bunu kendime bile söylemeyeceğim
Çünkü, gözlerim doluyor
Bir damla yai düiüyor yüreğime
Canımı acıtıyor, anlıyor musun?
Bilmesinler sevdiğimin bir sevdiği olduğunu
Bunu hiç söyleyemem.
Nasıl söylerim? “Gitti ellerin oldu” diye
Bilmeyecekler ya,
Soracaklar seni bana şimdi nasıl diye
“Yeni görüştük çok iyiymiş” diyeceğim
Yalan söyleyeceğim ama,
Bilmesinler beni aramadığını
Kimse bilmesin şehrimin yıkıldığını
Kimse bilmesin karanlık sokaklarda yalnızlığımı
Kimse bilmesin seni ve yaşadıklarımı…

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. 1 Yorum »

Uğur Baş- Ölüme Beş Kala

TRForumcu Youtube videolar kategorisinde yayınlandı. 3 Yorum »

….wer bana sewgimi geri kalmasın sende…

Yarım kalmış bir sen varsın içimde hemde hiç tam olmayacak bir sen! Beni yarım bırakan sendin beni benle bıraktın. Hiç arkana bakmadan oysa sana senden çok yakın olmak istemiştim. Demek ki sewgi vermek yetmedi sana içimdeki bu deli fırtınayı anlatamadım sana ben… Ne olursa olsun sewdim seni bekledim hep… içimdeki umut ışığı hiç bitmedi bitsede bunu bitirende sen ol… Hep sustum hiç konuşmadım gözyaşlarmı içime akıttım. Kimse bilmezdi içimdeki seni sen bile ama bu sewda yarım kalmıştı oysa ne delilekler yapacaktım sana ben …sen beni sokmadınki hayatına yapayım. Sana sewgimi verdim bundan büyük başka ne olabilridi ki sana vereceğim başka neyim kaldıki benim. Bir tek sen yoktun her şeyim tamdı ama sen yoktun ve benim yarım sende kalmıştı. O yarımı geri ver bana kalbimin yarısını ver de sen de kalmasın…kalmasın ki bende rahat rahat uyayım çünkü o sewgi benim sana verecek sewgim kalmadı…sewgimi geri ver bana yarım kalan beni ver bana…da bitisn bu sewgi… daha fazla büyümeden…wer bana sewgimi geri kalmasın sende…

Karalamalar kategorisinde yayınlandı. 1 Yorum »

Belki bir gün beni dinlersin diyeydi tüm susuşlarım, belki bir gün olur da şu ana kadar içimde patlayan herşeyi gelirde dinlersin diye bekleyişlerim vardı.Gün geçtikçe sana ve kendime dair umutlarımı kaybettim.(Gel)ecek (Gel)ecek diye beynimde kalıplarım varken artık yavaş yavaş bunlar siliniyor ve değişiyor.
(Gel)ecek-(Gel)ebilir-(Gel)micek!!!

Biliyormusun hayatta insanlar hep nefes almaya çalışırken ben nefes almaktan korkuyorum.Her nefesimde kalbimde patlama etkisi yapan düşüncelerle bir kez daha ölüyorum.Nefes almaktan korkuyorum artık.Adını duydukça bir köşedesaklanmaktan seni silmeyi düşünmekten yoruldum.Çok bekledim seni.Kimseye söylemeden gecelerce seni düşünsemde , bende kalan resimlerine bakıp keşkeler yakıp yollara düşsemde bu beden artık bu yükü kaldıramıyor.Hasta adamı yatağına yatırın artık , orada öylece kalsın diyorum.Bir daha kalkmak istemiyorum.Etrafta senden kalan kırık dökük hayat parçaları artık her yerimi kesti.Kanayan yaralarımı saracak bir sen yoksun.Bilmiyorum artık bu hayata ne kadar dayanırım.

Hayatta yaralarım var evet.Çoğu senden yana belki bunların.Hep tutunacak başka dallar ararken gittiğim kapılarda çalacak zil bulamadım.Hep o kapıların altında ki deliklerden sızan sevgilerle yetindim.Sana karşı özlemim var belki kırgınım ama seninle geçirdiğim anlara düşmanlığım yok.O anıları her hatırlamam da sırtıma bir yük daha binse de; keşke yaşamasaydım demedim.

Bu dünyada ki yaşanmışlıklara elveda diyip gitmek istedim hep.Kendim içim birşeyler yapmayı bırakalı çok oldu biliyormusun .Sen gittikten sonra çok şey değişti.Artık hayatta yapacaklarım değil, yapmam gerekenler kaldı.Bu hayatın herkese vuracak kadar kolu varmış meğer.Dünya kerhanesinde bakire kalan bir tek hayat göremiyorum.Ne yapsanda hayat sana da bir yerden vuruyor.Şimdi sana dön demek isterdim ama biliyorum ki dönmüyeceksin.Bu beden bu kadar yorgun düşmüşken hala deli çırpınışlarla sonuma koşuyorum.Kendimi ayakta tutmak için kendime baston ettiğim kadınlarda benim yükümü kaldıramadı ve kırıldı.İstediğim tek şey senken.Artık bunuda istemiyorum.Gidişin bitişim oldu.Sana son kez elveda diyorum.Bir daha anmamak üzere.Senden kalan anılarımı yakıyorum.Artık git bu adam yatağa düştü , eskiden sevginle dolaşan bu yürek şimdi özleminle ölecek.

Sana söylecek o kadar çok şey biriktirmişken şimdi hepsi aldığım nefesle içimde patlıyor.Bu kalp bir gün dayanmıyacak ve yine ben belki bir seni sevdiğimi anlarsın diyerek umutlara sarılacağım.İşte sana bu son vedam.
Dönmeni beklemiyorum artık beni benle , beni içimdeki senle bırak git……

…:::Τ ц ġ Ϊ:::…

Karalamalar kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Belki bir gün beni dinlersin diyeydi tüm susuşlarım, belki bir gün olur da şu ana kadar içimde patlayan herşeyi gelirde dinlersin diye bekleyişlerim vardı.Gün geçtikçe sana ve kendime dair umutlarımı kaybettim.(Gel)ecek (Gel)ecek diye beynimde kalıplarım varken artık yavaş yavaş bunlar siliniyor ve değişiyor.
(Gel)ecek-(Gel)ebilir-(Gel)micek!!!

Biliyormusun hayatta insanlar hep nefes almaya çalışırken ben nefes almaktan korkuyorum.Her nefesimde kalbimde patlama etkisi yapan düşüncelerle bir kez daha ölüyorum.Nefes almaktan korkuyorum artık.Adını duydukça bir köşedesaklanmaktan seni silmeyi düşünmekten yoruldum.Çok bekledim seni.Kimseye söylemeden gecelerce seni düşünsemde , bende kalan resimlerine bakıp keşkeler yakıp yollara düşsemde bu beden artık bu yükü kaldıramıyor.Hasta adamı yatağına yatırın artık , orada öylece kalsın diyorum.Bir daha kalkmak istemiyorum.Etrafta senden kalan kırık dökük hayat parçaları artık her yerimi kesti.Kanayan yaralarımı saracak bir sen yoksun.Bilmiyorum artık bu hayata ne kadar dayanırım.

Hayatta yaralarım var evet.Çoğu senden yana belki bunların.Hep tutunacak başka dallar ararken gittiğim kapılarda çalacak zil bulamadım.Hep o kapıların altında ki deliklerden sızan sevgilerle yetindim.Sana karşı özlemim var belki kırgınım ama seninle geçirdiğim anlara düşmanlığım yok.O anıları her hatırlamam da sırtıma bir yük daha binse de; keşke yaşamasaydım demedim.

Bu dünyada ki yaşanmışlıklara elveda diyip gitmek istedim hep.Kendim içim birşeyler yapmayı bırakalı çok oldu biliyormusun .Sen gittikten sonra çok şey değişti.Artık hayatta yapacaklarım değil, yapmam gerekenler kaldı.Bu hayatın herkese vuracak kadar kolu varmış meğer.Dünya kerhanesinde bakire kalan bir tek hayat göremiyorum.Ne yapsanda hayat sana da bir yerden vuruyor.Şimdi sana dön demek isterdim ama biliyorum ki dönmüyeceksin.Bu beden bu kadar yorgun düşmüşken hala deli çırpınışlarla sonuma koşuyorum.Kendimi ayakta tutmak için kendime baston ettiğim kadınlarda benim yükümü kaldıramadı ve kırıldı.İstediğim tek şey senken.Artık bunuda istemiyorum.Gidişin bitişim oldu.Sana son kez elveda diyorum.Bir daha anmamak üzere.Senden kalan anılarımı yakıyorum.Artık git bu adam yatağa düştü , eskiden sevginle dolaşan bu yürek şimdi özleminle ölecek.

Sana söylecek o kadar çok şey biriktirmişken şimdi hepsi aldığım nefesle içimde patlıyor.Bu kalp bir gün dayanmıyacak ve yine ben belki bir seni sevdiğimi anlarsın diyerek umutlara sarılacağım.İşte sana bu son vedam.
Dönmeni beklemiyorum artık beni benle , beni içimdeki senle bırak git……

…:::Τ ц ġ Ϊ:::…

Karalamalar kategorisinde yayınlandı. 2 Yorum »

Ölüm İle Hayat Arasına Çizebildiğim Tek Mutluluğumdun

 

Ölüm İle Hayat Arasına Çizebildiğim Tek Mutluluğumdun


Hiçbir kelime senin adın kadar yer tutmadı dudaklarımda.. Hiçbir kadın senin kadar yakışmadı alın yazgıma..Ama başaramadık bu sevdayı yaşatmayı.. Başaramadık işte..”
Biz seninle hiçbir zaman aynı cümlenin içinde bile anılmadık.. Ne ben acılarını sırtlamış cümlenin yüklemi olabildim ne de sen mutluluklarımın gizli öznesi olabildin..Biz sadece hasrete prangalı iki yürek olduk….Biz ayak uçlarındaki karlara aldırmadan güneşli sabahlara doğmayı özenen iki deli gelinciktik..Zamansız açtık baharlara.. Zamansız uyandık kış uykularından.. Birbirimizin yüzünde gördüğümüz gülüşleri bahar sandık..Oysa biz kökleri toprakta kalacak bir gelinciğin bir kış sabahı güneşe gülümsemesi kadar imkansızdık…Hayat yolculuğunda sırt sırta verdik zannederken sırtlarımızın arasına örülü hasret duvarlarını göremedik..Belki de görmek istemedik.. Ne zaman duvarları aşmak istedik işte o an esir düştük imkansızlığa… İşte o zaman yenik düştük zamana.. Senle ben , hiçbir zaman “ biz “ olmayı başaramadık… Başaramadık işte.. Belki de seninle biz ayrı cephelerde savaşan iki kılıç ustasıydık… Kendimizi hep aramıza örülmüş hasrete kılıç sallar bilirken meğer biz kendi yüreklerimize kılıç sallamışız…
Hadi git sevgili.. Rüzgara karşı savaşmayı bırak… Hadi git.. Dağlar devrilmişken omuzlarıma, yalnızlık düşmüşken sokaklarıma git.. Git diyorum sana..Kapıyı biraz arala ve git.. Bana verdiğin ne varsa her şeyi topla ve git.. Bekletme ” seni” bekleyenleri… Bekletme kapımda beni sonsuzluğa gömecek yetim kelebekleri…Hadi git.. Her harfine ölümler beğendiğim adımı dudaklarımdan sökerek git.. Bana çıkan tüm sokakları sil adres defterlerinden.. Yaşayıp da kendi yüreğine bile ispat edemediğin bu sevdayı “ mutluluk bakiyelerden” düş gayri.. Gözlerime demir pervazlardan ölüm göz kırpıyorken durma git …
Hadi git sevgili… Adınla başlayıp adınla bitiremediğim cümleler kadar yalnız bırak beni.. Durma karanlıklarımda, durma hatıralarıma.. Git sadece.. Bırak hayat boyu sensizlik yerine ölümler diz çöksün ayak dibime… Bırak günahların dökülsün soğuk ellerinin gezindiği kücük avuç içlerime.. Hadi git sevgili.. Biz seninle rüya olmaktan öteye geçemedik.. Hiçbir zaman acıyı sırtlanıp mutluluğa gülümsemedik.. Hadi git…Dudaklarında daha fazla kanamasın pişmanlıkların. Daha fazla ağlamasın hatıraların.. Hadi git sevgili..
Hadi git..Çıktığın kapıdan ölüm gelsin ayak uçlarıma.. Bırak gözlerin mapusluğum, yüreğin sonsuzluğum olsun.. Hadi git… Durma sabahı olmayan karanlıklarımda.. Daha fazla üşütme ellerini karı, boranı eksik olmayan kışlarımda… Daha fazla bekleme yamalı cümlelerimde. Git diyorum sana.. Git.. Beni “ bana “ bırakma…Hadi kapıyı arala ve git.. Kapat tüm ışıkları.. Ve git hadi.. Çıktığın kapının ardından ölüm gelsin gayri..
Şimdi git…
Unut ismimi…
Unut yeminlerini….
Seni hiç sevmediğimi farz et…
Bu sevdayı hiç yaşanmamış kabul et..
Demir kapımı “ ölüme “ arala ve sessice git…
Git diyorum…
Sadece git…
Ardından ölüm gelsin ayak uçlarıma..
Sana kavuşmayı bilmese de ,
Seni severken “ ölmenin gururunu “ yaşasın bu yürek…
Çünkü; sen benim,

Ölüm ile hayat arasına çizebildiğim tek mutluluğumdun….
kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. 1 Yorum »

Gökçe Kırgız & Emre Altınel – Kalbime Gömerim O Zaman

Videolar kategorisinde yayınlandı. 1 Yorum »

Sözlerinmi, gidişinmi?

Gidişinmi canımı acıtan sözlerin mi bilemiyorum.Sadece sevgimi sırtlanıp gitmek istiyorum.Sokaklarda kalbimi kaldırımlara vurarak geziyorum artık.Ona bu cezayı verdim ben.Sevmemeyi öğrensin diye onu taşlara vuruyorum.Bir gün o kalp duracak diye avutuyorum kendimi.artık dursun ne bu kalbi istiyorum ne hayatı.

Yapmak istediklerim yok artık.Hep birilerinin terk etmesine alışmıştım ama seni de kaybetmeyi göze alamıyordum.Artık birilerine bağlanmak istemiyor.İplerimi bağlayarak sevdiğim insanlara onları tutmaktan yorgunum artık hep sözlerini bir bıçak gibi atarak üzerime iplerim kesiliyor.Gittiğinde hep kal derim.Ama ben gideceğim zaman kimse kal demedi.

Ben bu hayatı beceremiyorum dört elle sarılsamda.Aklımın iplerini salıyorum artık.Haytıma dair bakınca sadece anılara sarılabiliyorum.Gelecek yok hep geçmiş var.Beni bırakmıyacak diye dşündüğüm hep olacak insanlar yokmuş meğer.Ne kadar gözüm kapalı bakmışım meğer.Odamın hayaletisin sende.Uykularımda can çekişerek uyanmalarım bitmiyor.Her çırpınışımda bağırışlarım duvarlara yapışıyor yansıyıp her acımda duvarlar üstüme geliyor.Duvarlar benim acılarımla ağlıyor.Göz yaşlarımla kazıdığım sevgilerim artık sel old beni boğmaya çalışıyor.Derdime çağre yok.Yüreğimin acılarına dayanamıyorum.Gardımı alıp beklerken hep dostlarımda vurdu arkamdan.Bırak git hadi sende herkes gibi yüreğime ayrılık tohumlarını ekip git.

Kal demiyeceğim bu sefer.Dudaklarımda sana söylediğim her sevgi sözcüğü bana bir taş olarak geri döndü.O kadar sert geldi ki.Yüreğimi hapsettim artık sevmeler yasak bu yüreğe.Artık bitti kardeşim.

Hiç sevgin ayaklar altına alındımı senin.Hep birilerinin en iyi arkadaşı dostu olup sonra bir kalemde silinebildinmi?Çok acı çektin biliyorum.Evet dediğin gibi senin gözyaşların benim yüzümden süzülemez benimkilerde senden.Kalbime damlayan göz yaşları bir deniz oldu.

Git hadi söyleyecek sözüm kalmadı. Hep sorardın ya beni severmisin diye kime söylesen söylerdi sana sevgimi gözyaşlarımı.İstediğin gibi olsun benden duy o zmama evet çok sevdim hala seviyorumHayata gözlerimi yumsamda gittiğim yerde sevgimi meleklere anlatacağım.O çok iyi biriydi onu çok sevdim diye.Hadi acıma sende git.Beni yalnızlıklarımla bırak.

Sen gidiyorsun ya bir tek yaşanmışlıklar kalıyor bende.Yaşanmışlıkları tekrar tekrar yaşıyor.Aynı filmi tekrar tekrar izliyorum.Artık sensizlik bana dost bana eş.Her gün güneş yine doğacak ve ben gece güne kavuşurken yaşanmışlıklar filmini izleyeceğim.

Tüm şehir ağlıyacak sen gittin diye.Sense sevildiğini bilmeden arkana bakmadan gideceksin.Söyleyebilseydim kal derdim ama gücüm kalmadı artık.Ne kendime ne sana ne hayata söylüyecek sözüm kalmadı.

Sana son sözüm bu kalp seni sevdi ve öldü.Elini uzattığında kalp kırıklarımda olsa koşarak geleceğim senin için.

Karalamalar kategorisinde yayınlandı. 1 Yorum »

Aşk üzerine, Kendim üzerine, Hayat ve Sevda üzerine Karalamalar

Orada biliyorum…

Ruhumu okşayan bir bakış war üzerimde…
Hissediyorum göremesemde…
Satır satır her heceyi inceliyor…
Baştan ayağa her noktada olabildiğince fazla kalıyor..
Ve çok etkili…
Her nokta özel bi anlam yüklüyor onun gözlerinden ruhuma…
O kadar özel ki, tüm benliğimde…
Ve sadece benim için…
Hindi gibi dolaşmaktan çekinmiyorum…
Göğsümü olabildiğince kabartıyorum…
Ve isteyerek…
Sonsuz bir gururla….
O benim diyemiorum benden kaçmasın diye…
Onu çok sewiyorum…
O kadar…
Çaldığım her nota,
Yazdığım her kelime,
İzlediğim her sahne,
Bütünüyle O…
O bende herşey,
Ve sanırım herşey bende biraz O…

————————————————— 

Ağlıyorummm…

Ağlamak istiyorum hıçkıra hıçkıra…
göz yaşlarımla boğulmak istiyorum …
Ve haykırmak dünyaya…
Tanrıya yalwarmak,.
Seni benden almasın diye…
O kadar mutluyum ki…
Susuyorum…………

Ve işte……
İlk kez ağlıyorum…
Çocukluğumdan bu yana ilk kez dökülüyor yaşlar gözlerimden…
Bu kez sinirden değil,
üzüntüden, kederden,
Ya da canım yandığından değil….
Mutluluktan…
Varlığının verdiği mutluluktan….

SENİ SEWİYORUM….

——————————————-

Güneş sönse…
Ay ışığı saçımı okşamasa…
Kıyamet kopsa…
Kör bıçakla bin bir parçaya ayırsalar da bedenimi…
Kalbim daima ellerinde…
Ve ruhum dudaklarından kanan bir su damlası…
Ellerim kenetlenmiş ellerine,
Kesip koparsalar bile daima seninle…

Balkondayım,
Derin bir nefes çekiyorum içime…
Bir daha, bir daha ve bir daha…
Kalbim kıpır kıpır…
Ve tuttuğun yıldıza bakıyorum..
Sana bakıyorum…
Gözlerinin içi gülüyor,
Seviniyorum…
Ve anlıyorum,
Neden seni çok sewdiğimi…

Seni çook sewiorum bitanem….

—————————————————————–

Bilmiyorum…

Bugün erken yumuyorum gözlerimi hayata…
Ama birden
neden bunca yıldır uyuyamadığım geliyor aklıma…
İnceden bir yaş akıyor gözlerimden…
Yanağımda donup kalıyor…
Silemiyorum…
Üzülüyorum..
Sorular…Sorular…Sorular…
Burası neresi?
Hangi yola saptık bilemiyorum..
Ama elin ellerimde ve hergün daha da çok sarıyor…
Hakediyor muyum bilinmez..
We günden güne daha da kuvvetleniyor bu bağ…
Bakışlarım daha da bir anlam kazanıyor..
Bitanem korkuyorum..
Sana alışıyorum…
Sonu ne, onu da bilmiyorum..
Ya da nereye gidiyoruz?
Doğru mu?
Yanlış mı?
İnan bi fikrim yok…
Ama şunu bil ki ben çok mutluyum….

————————————————————-

Bu su hiç durmaz

Sen hep kendine önlemler aldın,
Ben kendime yasaklar koydum,
Önümüzde barajlar war,
Bu su hiç durmaz…
Cicim aylarını anlatan bi şarkı gibi geliyo bana,
nedense…
Ya da öyle olmasını diliyorum…
Zaman geçti gitti..
Resimler sarartmaya çalışsada anıları,
Hala zihinlere kazılı….
Özlüyorum…….
Birini değil…..
Aşkı özlüyorum……

———————————————————————

Elimde şarabım, balkonda keyif yapıyorum…

yawaş yawaş yudumluyorum…
Rengarenk alazlanan mumlarımı da yaktım…
Hem bir şeyler yazıyorum hem de içiyorum….

Güzel bir pazar günüydü.
Temizlik günümün yorgunluğunu atıyorum şimdi..

Bir yandanda The Crow Soundtrack – It Can't Rain All The Time çalıyor…
Gerçi şu anki ruh halime Trademark'tan Only Love
ya da Vaya Con Dios'dan What's A Woman daha iyi giderdi ama…
Bu da enfess..

Bu arada hazır bu parçayı dinlerken kendime bir söz weriyorum..
Sewgilim yanımda olduğu anda bu şarkıyı dinleteceğim..
Ve kolundan tutup şarkı bitene kadar dans edeceğim…
Tam "It Can't Rain All The Time" dediği anda da onu doyasıya öpeceğim..
Sonundaysa son öpücüğü konduracağım dudağına…

 ——————————————————————-

Serin bir akıntı bu içimden geçen…
Tüylerim diken diken her nefesinde…
O kawurucu sıcakta beni serinleten…
Güneşin aydınlığına gerek duymadan
kendi kaynağıyla beni aydanlatan aşkım…
Yol gösteren aşkım…
Parmak uçlarımın hassasiyetine kapılıp
ıslak dudaklarını gezdirmen ruhumda…
İçim ürperiyor inan…
Sonsuz bir huzur eşliğinde…
kelimelerim bile yetmiyor anlatmaya hiç bir halini…
O kadar muhteşemsin ki….
Delilik saatlerimde sewiyorum seni…
Çünkü deliyim sana….

—————————————————————

istenmemek,
sewilmemek nedir
yaşadınız mı hiç?
hissettiniz mi bu duyguyu yüreğinizin derinliklerinde
en acı biçimde?
Reddedildi mi hiç sewgiyle uzattığınız kalbiniz,
ayaklar altına alındı mı alayla?
yüreğinizin etrafına gerdiğiniz dikenli telleri
kanatırcasına çekip çıkarıp
bir başka yüreğin girmesi için
kalbinizin kapılarını açtığınızda
o dikenli telleri kalbinize batırıp batırıp çekip gitti mi?
çocukluğunuzdan bu yana hep istenmemenin, dışlanmanın,
hor görülmenin acısını, ezikliğini,
sewgisizliğin o soğuk yoksunluğunu
duydunuz mu kalbinizde,
ruhunuzun en derinlerinde?
sewgiyi göremediğiniz, yaşayamadığınız,
sewilmediğiniz için
insanları daha fazla, daha fazla sewdiniz
ve yanlış anlaşılıp aşağılanıp hor görüldünüz mü?
oysa siz sewgisizliğin verdiği acı boşluğu,
o yoksunluk duygusunu bildiğinizden
başkaları da bu duyguyu yaşamasın diye
hep sewgi dolu bir yürek açmıştınız o insanlara değil mi?
ama sewgiyi dolu dolu yaşamış, hissetmiş insanlara
sizin sewginiz fazla yapışkan geldi oysa.
ya da siz sorgusuz, sınırsız bir sewgi sunduğunuzda
karşınızdaki bir menfaat umduğunuzu düşünüp
dirsek çevirdi..

sewgisiz büyümüş, sewgisiz yaşamış insanlar
kendilerine yöneltilen en küçük bir iyi niyet göstergesinde
aldıklarından, gördüklerinden
bin kat fazlasını vermek için uğraşırlar.
Ama ya reddedilir, ya aşağılanır
ya da kullanılırlar..
bunları nerden mi biliyorum ?
yaşıyorum, görüyorum..
Ama her ne olursa olsun
kıran, reddeden ya da aşağılayan insanlardan
asla ama asla nefret etmiyorum
edemiyorum..

çünkü biliyorum ki
onlar sewgiyle büyüdükleri
yaşadıkları için
sewgiyi özleyen birinin sewilmeye ve şefkate susuzluğunun
ne olduğunu bilemezler..
bu yüzden de sewgimizin ve şefkatimizin sınırlarını bilemezler..
tıpkı affediciliğimizin sınırlarını bilemeyecekleri gibi…
kırsalar da, reddetseler de, kullanmaya çalışsalar da
insanları sewiyorum..
herşeyden önce
"insan" oldukları için..
ve sewilmeye susuzluğun ne olduğunu bilemedikleri için
ben de onlara acıyorum !!!

————————————————————————-

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. 1 Yorum »

Ya sen ya hiç!

Sen beni anlamıyorsun.
Beni, sevgimi, aşkımı.
Nerden mi biliyorum?

Biliyorum.
Çünkü beni anlasan, şu an yanımda olurdun.
Ve ben de tuz basmak yerine
gözlerinin ışıltısını,
sözlerinin fısıltısını basardım kalbime.
Aşkla yaldızlanırdı gözlerim, tenim…
Mutluluktan uçardım,
yanımda olduğun için deli divane olurdum.
Ama mutluluktan uçmak yerine ayrılık acısıyla,
yokluğunla sürünüyorum.
Kıvranıyorum acılar içinde…

Kalbimi en çok burkan acı; yokluğun, özlemin…
Başka hiç ama hiçbir şey değil.
Seni özlemenin ne demek olduğunu en iyi ben bilirim,
ayrılığın tadını da,
hasretin dibini boylamayı da…

Seninle beraberken yaşadıklarımızın verdiği
hazzı hiçbir şey vermiyor.
Şimdi bu anları seninle yaşayamamak
çok acıtıyor kalbimi.
Tarifini yapamadığım bir şeyler
ele geçiriyor duygularımı,
yiyip bitiriyor içimi sensizliği yaşadığım şu anlarda.
Seni sensiz yaşadığım anlarda…
Sensiz seninle…

Yokluğunun bıraktığı o acı tat,
kalbimdeki acı dayanılacak gibi değil.
Dayanılmıyor.
Dayanamıyorum.
İçimde bir yerler acıyor.
Keskin bir bıçak saplanıp saplanıp duruyor sanki içimde.
Kalbim kanıyor, durduramıyorum.

Bu yaşadıklarımın tek ilacının,
tek çaresinin sen olduğunu bilirdin
ve yanımda olurdun eğer beni anlasaydın…

Özlüyorum seni ama yakınmıyorum,
acı verse de seni sevmekten yakınmadığım gibi.
Çünkü kalbime senden başka hiç kimse
bu kadar yakışmadı.
Çünkü aşk denen o yoğun duyguları
senden başka hiç kimse
ama hiç kimse bana yaşatmadı.
Tüm bunlar adına yakınmaya hakkım yok diye düşünüyorum.

Sadece şunu söylüyorum:

Ben maviyim, sen gökyüzü;
ben denizim, sen dalga;
ben bedenim, sen can;
ben goncayım, sen gül.
Soruyorum:
dalgasız deniz, goncasız gül, cansız beden
ve de sensiz bir ben olur mu?

Benim 'ben' olmam için senin yanımda olman lazım.
Başka çaresi yok.
Sen de biliyorsun bunu.
Sen olmadan bu can yaşamıyor, bu kalp çarpmıyor…

Beni seviyorsan… Aşkı anlıyorsan…

Ya sen geleceksin ya sen geleceksin.
Yoksa eriyip gideceğim, ayrılığın, yokluğunun,
sensizliğin zindanlarında.
Gönlün razıysa buna; zindanlarda eriyip bitmeme, yaşadıklarımızı yok sayıp.
Tamam öldür o zaman beni.
Ama yok razı değilsen buna.
Gel…

Gel ki…
Ansızın dursun kalbim…
Seni görmenin sevincinden, mutluluğundan…

Yüzümde güller açtırdığın kadar,
yokluğunla şu an düşümde yüreğimde kördüğümsün.
Ne olur gel…
Gelip, beni sevsen ölür müsün?

Ansızın gel…

Ya sen gel ya sen!
Gelmezsen.
Ya sen ya hiç!

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

GİT BAŞIMDAN AŞKIM

GİT BAŞIMDAN AŞKIM

yoğun ve tedbirsiz çökerdi sevdan
sökülürdü duvardan tırnakları varlığının
taş bile gücenir
sabır bile dile gelirdi
sen inatla tutunurken
bir yürek coşkudan çatlar
bir derviş muradına ererdi
sen bıçak kadar keskin
ben sel kadar taşkınken

gölge etme aşkım
artık dokunuşu ve sesi
rengi ve soluğu olmayan
gölgemle sırdaşım

yorgun ve gelişigüzel yağardı sevdan
beslerdi özlemin sevgimi
yosun bile darılır
yağmur bile dize gelirdi
sen bir türlü dinmezken
bir yürek ümit biriktirir
bir damla gülden süzülürdü
sen sahil kadar dingin
ben dalga kadar azgınken

düş yakamdan aşkım
artık boşa akmaktan sıkkın
ve ardında bıraktığı kanıttan bıkkın
yaramı deşerek dökülür gözyaşım

sensizlik kurulurdu tahtına gecemin
sürerdi hükmünü Zaferinden emin
kahır bile hırslanır
kin bile aman dilerdi
sen ısrarla beklerken
bir yürek pas tutar
bir bulut yaslanırdı omzuna dağların
sen kül kadar dargın
ben volkan kadar kızgınken

çık aklımdan aşkım
artık hesaplaşma günü yakın
ve çarpılacak suratına
aklımda yarım bıraktıkların

canevimden sorgularla vururdu gerçekliğin
bozulurdu tılsımı gizemin
yemin bile çiğnenir
düş bile diş bilerdi
sen ayak diretip gitmezken
bir yürek yas tutar
bir garip sallanırdı ucunda yağlı urganın
sen kabullenirdin ayrılığı yılgın
ben yenilginin kederinden çılgınken

git başımdan aşkım
aşkın;
başımdan
aşkın….

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Sensizliğin ertesi sabahı…

SENSİZLİĞİN ERTESİ SABAHI

sensizliğin ertesi s@b@hı
düny@ yoku @rtık s@nki
s@nki hiç bir şey yoktu
bir @nd@ herkes çekilivemişti
yüreğim bile beni terk etmişti
h@y@llerim yoktu
rüy@l@rım yoktu
s@nki,s@nki hiç bir şey yoktu

bir ben k@lmıştım ort@d@
y@lnız y@ş@y@n @d@ mis@li
@ğ@çl@rım, onl@r d@ terketmişti beni
deniz d@lg@l@rını yüzüme vurmuyordu
korkuyordu belki de
çünkü @nlıyordu beni
yüzüme vur@c@ğı d@lg@nın
h@y@tımın sonu ol@bilceğini biliyordu

bir ben k@lmıştım ort@d@
n@d@s@ bır@kımış t@rl@ mis@li
kimse ekmiyor, kimse biçmiyordu
p@p@ty@l@r d@ @rtık çıkmıyordu
sensizlik v@rdı
uçsuz buc@ksız
o ne olduğunu bilmediğim
niye geldiğini bilmediğim sensizlik

bir ben k@lmıştım ort@d@
untulmuş bir sok@k mis@li
k@r@nlıktım
sok@k l@mb@l@rımı d@ yitirmiştim
beni gören yoktu
ne olduğumu bilen yoktu
k@r@nlık bir köşede
sessiz, sed@sız y@şıyordum
belki de y@ş@dığımı s@nıyordum

bir ben k@lmıştım ort@d@
çiğnenen bir gül mis@li
kokmuyordum @rtık
ins@nl@r@ b@h@rı müjdeliyemiyordum
bülbül bile beni terk etmişti
@nl@mımı yitirmiştim çünkü
çünkü ins@nl@r beni gördüğünde gülmüyordu
y@ d@ sevinç gözy@şl@rı dökmüyordu

sensizliğin ertesi s@b@hı
@nl@ @rtık sevgilim
ben ölmüştüm…

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Yazıyorum çünkü…..

Böyle bir sayfa açtım çünkü bunu ilk olarak ablamda görmüştüm, o benim fikirlerinden ve iş kariyerinden en etkilendiğim kişi ve böyle bir site açmıştı kendisine kendini ifade ediyordu böyle ne kadar komik olduğunu düşünerek belkide ama hayatını bizim önümüze sermişti.ben buyum diyordu bu benim hoşuma gitmişti ve her konuda konuşması da beni etkiliyordu.düşündüm ve bende böyle bir sayfa açtım çünkü normalde dile getiremediğim ve getiremeyeceğim şeyleri burda paylaşmak istedim bende ne kadar komik görünüyor diye düşünüyorum beni nasıl eleştirecekler merak ediyorum ama yazıyorum kendimi ifade ediyorum..

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Yazıyorum çünkü…..

Böyle bir sayfa açtım çünkü bunu ilk olarak ablamda görmüştüm, o benim fikirlerinden ve iş kariyerinden en etkilendiğim kişi ve böyle bir site açmıştı kendisine kendini ifade ediyordu böyle ne kadar komik olduğunu düşünerek belkide ama hayatını bizim önümüze sermişti.ben buyum diyordu bu benim hoşuma gitmişti ve her konuda konuşması da beni etkiliyordu.düşündüm ve bende böyle bir sayfa açtım çünkü normalde dile getiremediğim ve getiremeyeceğim şeyleri burda paylaşmak istedim bende ne kadar komik görünüyor diye düşünüyorum beni nasıl eleştirecekler merak ediyorum ama yazıyorum kendimi ifade ediyorum..

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Benden Olanlar Onada Yakıştı…

Bir tanıdık sağ olsun, unuttuğum yaşanmışlıkları fısıldadı kulağıma. Eskişehir- Antalya arası, biraz aşk, biraz ekmek kavgası. Nasılda terli, tuzlu ve güzel bir yazdı. Eskişehir, Seyitgazi Mezarlığına gömüp bir aşkın kırıntılarını, yola çıktım gözüme kestirip Toros Dağlarını…
Böyledir hep, aşktan ne zaman kaçsam, beton gibi dikilir önüme. Sırıtır hafifçe, kandırılmaya meyilli gönlüme… Olur, mu, olmaz mı derken kapılıverdim yaz aşkı enstantanesine. Ne güzeldi kaçışlar, bakışlar, yüksek ısıda yanışlar. İkimizin de yaraları vardı biliyorduk. Öyle derinlerdeki, dikkatle bakınca izleri görebiliyorduk. Çivi çiviyi sökerdi böyleydi inancım
Aşkımı doğuran cesaretimdi cesaretimi doğuransa aşkım. Garip bir tavuk yumurta çelişkisi…
Ama onun doymazlığı ve korkaklığı görmezden gelinecek gibi değildi. Ezip de geçemiyordu gözünün önündeki örnekleri hayranlığı ve kuralları arasında tatlı ekşi duygular yaşıyor hata yapmamak adına harcıyordu güzellikleri. Cesaretsizliğin erteleyişlerinde bir ilişki başlayamazdı. başlamadıda…
Lekeleri ve bereleri kaldı kalbimde ve beynimde o lekelerle çok savruldum Antalya’nın beldelerinde…
Gönlündeki yaraların hançeri ve merhemi geliverdi bir gün yüreği iki heyecanı kaldıramayacaktı ve bir seçim yaptı zaten iklimini coğrafyasını enlemini ve boylamını hatim ettiği bir ülkesi vardı. Başka bir ülke keşfine cesareti olamazdı. keşfetmedide
Başlatamadığı gibi bitiremeyecekti. bitiremedide…
Ama ben yaşayamazdım başka bir aşkın gölgesinde zor oldu, çabuk oldu ve nihayetinde bitti

Şimdilerde ısmarlıyorum Antalya’ya gidenlere
1-Toros’un eteklerindeki umutlarımı,
2-Kale içindeki sevinçlerimi
3-Altın kum durağındaki gururumu
4-Konya altı plajı kumlarına karışmış aşkımı
5-votka şişelerinde kaybolan ayıklığımı
6-gözyaşlarımla tuz ve su oranını arttırdığım Akdeniz’deki yansımamı
7-otogarda unuttuğum inancımı
Görürseniz yolunuzun üstünde bir selamımı salın ve bırakın oldukları yerde
Akdeniz ve Antalya benden aldıklarıyla gözümde daha anlamlı…
Benden olanlar, onada yakıştı…

kategorize dışı kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.